BDP Sol Örgütmüş….
Bu yazımın amacı kendini marksist sanan (marksist.org) yazarlardan oluşan sitede yer alan bir yazıya cevap olarak yazılmıştır.
Yazının orjinali için tıklayınız
Yazının başlığı “CHP Kürt halkının dostu olabilir mi?”
Bakalım saydığı gerekçiler nelermiş ve gerekçelerin ardından cevaplarımızı yazalım….
Sınırötesi operasyonun erken bitirilmesi (Mart 2008): CHP, MHP ile birlikte Kuzey Irak’a yönelik sınır ötesi operasyonun erken bitirilmesi sebebiyle hükümeti ve TSK’yı topa tuttu. Genelkurmay, muhalefetin eleştirileri için “Terörle mücadeleye hainlerden daha çok zarar veriyor” dedi. Dönemin CHP lideri Baykal ise “Askere hakaret etmedim, askeri övdüm” diyerek, partilerinin kapatıldığı darbe dönemlerinde bile Genelkurmay’ı incitmediklerini belirtti.
Burada Baykal’ı savunacak değilim.Zaten kendisini hiçbir zaman doğru bir siyaset adamı olarak görmedim.Ama sınır ötesi operasyonlar PKK gibi amerikan işbirlikçisi terör örgütüne yapılmıştır.Bundan gocunanlar kendini değil solcu marksist olarak göremezler.
Habur’dan giriş yapan barış elçileri (Ekim 2009): Kürt Özgürlük Hareketi’nin demokratik açılım sürecinde Türkiye sınırından giriş yapmaları için barış grupları göndermesi üzerine, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal “Bu gelenler niçin geldiler? Bunun anlamı ne? Eğer Türkiye’de türkiye’nin üzerinde bir pazarlık yapıldı da bu pazarlığın avans ödemesini yapmak için. Bu insanlar buraya geldilerse bu işin anlamını milletimizin çok iyi değerlendirmesi gerekir. Gelenler biz bu işi bıraktık, yeter arık çektiğimiz bunun sonu yok, istemiyorum demiyor. Talimatla yetkiyle otoriteyle mektupla taleple müzakere etmeye geliyor. Biz şu ana kadar Türkiye’ye yönelik projeler karşısında dirençli bir mücadele verdik ve bunu şu ana kadar engelledik. Ama bundan sonra ne gelecek göreceğiz. Türkiye’yi ayrıştırmaya yönelik projelerin karşısında biz CHP olarak en etkili muhalefeti sürdürmeye devam edeceğiz. Bu bir AKP-PKK-DTP projesidir” dedi. CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, Habur sınır kapısında özel mahkemelerin kurulmasını eleştirerek “Türkiye’de hakimler ne zamandan beri güvenlik birimlerinin talebiyle şüphelilerin ayağına gidiyor? Türkiye’de bugüne kadar hangi olayın ilk soruşturması için şüphelilerin yakalandığı yerde seyyar mahkeme kurulmuştur?” şeklinde konuştu.
O barış elçileri dediğiniz insanlar senelerce bu ülkede binlerce kişinin kanını döktüler.Nasıl bir barış elçisi mantığı var bu kendini marksist sanan kişiliklerde anlamak gerçekten güç.”Bu bir AKP-PKK-DTP projesidir” kelimesi çok güzel bir şekilde herşeyi açıklığa kavuşturmuştur.Buyrun size 3 amerika sevdalısı grup.Ayrıca ayrıştırma projesini düşünen bunu yönetenler PKK ve uzatntıları değildir.Hani sizler anti-emperyalistsiniz ya o çok sosyalist olan (!) ABD’nin BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) sidir.Eğer böyle devam ederseniz amerika tarafından kullanılıp kenara atılmaya mahkumsunuz.
İzmir’de DTP konvoyunun taşlanması (Kasım 2009): Saldırının ardından yapılan “faşist İzmir” benzetmelerine tepki gösteren İzmir’in CHP’li Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Bu İzmir üzerinde oynanan bir oyundur. İzmir’e komplodur. Maşalık yapmak için İzmir’e faşist diyenler, kafasını bir yere bırakanlar, kiraya veren insanlardır. İzmir’e faşist diyenleri, makamları, şöhret ve ünleri ne olursa olsun kınıyorum” dedi.
İzmir’de DTP konvoyunun taşlanması tamamen halkın bir refleksidir.Toplumda insanlar PKK,DTP vb. emperyalizmin uşağı olmuş gruplara karşı olan hoşgörüsünü kaybetmiştir.
DTP’nin kapatılması (Aralık 2009): CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek, “Terörle yandaş olan bir parti kabul edilemez” diyerek, Anayasa Mahkemesi’nin DTP’yi kapatma kararını doğru bulduklarını belirtti.
Ne yani DTP terör örgütü yandaşı değilmiydi.Adam yanlışmı söylemiş.
Silivri’deki Ergenekoncular (Ekim 2010): Genel Başkan seçildiği gün Silivri’ye selam yollayan, referandum kampanyası boyunca Kürt sözcüğünü kullanmayan Kemal Kılıçdaroğlu, Kürt sorununda çözümsüzlüğü derinleştirmek için kanlı provokasyon planları yapan Ergenekon sanıklarına bir kez daha sahip çıkarak “Olar baskılara direndikleri için oradalar” dedi.
Silivirideki ergenekoncular emin olun sizden daha marksist kişilerdir.Hatta içlerinde bazıları var ki kürtlerin yanında olduğu için yıllarca hapislerde yatmışlardır.Hayatlarının 2/3 ünü hapishanelerde geçirmiş insanlar var aralarında.Gerçek yurtseverler onlardır.Gerçek anti-emperyalist grup onlardır.Zaten ergenekondan içeri alınan tüm gruplara baktığınız zaman göreceğiniz tek özellik anti-emperyalist olmalarıdır.
Üzerine basa basa tekrarlamakta fayda var….
PKK bir sol örgüt değildir ve hiçbir zaman olamayacak.Ağızlarından düşürmedikleri tek şey “kürt halkı” lafıdır.Sol bir örgüt hiçbir zaman ırki temelli politika oluşturmaz.Hiçbir sol örgüt kadın ticareti,uyuşturucu ticareti ve kaçakçılık gibi emek sömürüsüne dayanan yollardan kendine finansman sağlamaz.Siyasi akımları ve eylemleri (terör eylemleri dışında) eli silahlı örgütler değil Sosyalist / Komünist partiler belirler.Hiçbir sol örgüt AB ve ABD ile işbirliği yapmaz.
Daha birçok neden sayabiliriz.Ama bunlar bu yazıyı yazarak tüm bir milleti yanlış yönlendirme cürretini göstermiş kişileridir.









Henüz yorum yapılmamış